Web 2.0'ın temelde neleri içerdiği ve XML'le veri paylaşımının nasıl yapıldığına dair bu harika videoyu sizlerle paylaşmak istedim. Videoyu hazırlayanMichael Wesch'i yakından tanımak için sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
2 Temmuz 2008 Çarşamba
The Machine is us/ing us
1 Temmuz 2008 Salı
XHTML CSS ve Web 3.0
Web 2.0 ile birlikte kullanıcılar web sitelerinin oluşturulmasında ciddi anlamda katılımcı olmaya başladılar. Ülkemizden çıkan en değerli örneklerden bir tanesi Ekşi Sözlük'ten başlayarak, bugün tüm dünyada sürekli kullanılan Facebook'a kadar bu yeni trend kullanıcıların tamamen kendilerine özgü bir dünya kurmalarına olanak sağladı. Bugün facebook sayfanızı ziyaret ettiğinizde tamamen sizi ilgilendiren başlıklardan oluşan ve tamamen size özgü biçimde dinamik olarak oluşturulan anasayfanızla karşılaşırsınız. Arkadaşlarınız, neler yaptıklarından tutunda karşılıklı mesajlaşmaya kadar pek çok uygulamayı sosyal bir toplulukla birlikte kullanabilirsiniz.
Peki sanal olarak sosyalleşmek (Facebook) ve bireysel olarak kendini ifade etmek (bloglar) mümkün olduktan sonra sıra da ne yer alacak? Daha önce yazımda bahsettiğim gibi arama motorları Google ile birlikte web sayfaları hakkında fikir yürütmeye ve ziyaretçilerin davranışlarından, siteler arası ilişkilere kadar pek çok veriyi değerlendirerek içerik odaklı davranmaya başladılar.
Bu aşamadan sonra ise web'in geleceği noktada (web 3.0), en yaygın görüş trafiğin tam ortasına yapay zeka'nın (yapay zeka(wiki)) oturacağı.
Yapay zeka, bizim gibi kullanıcılara ne getirecek?Bundan sonraki adım, Web 2.0 ile birlikte son hızla artan bilgi kümesinin tasnif edilmesi ve ve bu bilgilerin birbirleriyle ilişkili biçimde kullanılması. Bunun için de "Uzatılmış metin işaretleme dili" olarak türkçeleştirebileceğimiz XHTML kavramı en son standart olarak kabul edilmiş durumda. XHTML ile birlikte sayfa tasarımı ile içerik birbirinden tamamen ayrı olarak geliştiriliyor. Ayrıca XHTML yazım düzeni olarak XML standartını benimsediği için de, makinelerinde anladığı bir web yazımı ortaya çıkmış oluyor. Bir web sayfasında yer alan bir ürünün nasıl görüneceği, altında fiyatının nasıl görüneceği, hangi merkezlere ne kadar sürede kargolanabileceği gibi bilgileri yalnızca insanların anlayabileceği biçilendirme formatından çıkarıp, makinelerin (burada hedef arama motoru robotları) anlayabileceği formata getirmek. Böylelikle bir sonraki internet çağında, "Hafta sonunda İstanbul'dan Ankara'ya gidip gelebileceğim en uygun fiyatlı uçak biletleri" yazdığınızda, arama motorlarının hava yolu şirketlerinin sitelerinden derlediği bilgilere uygun olarak ihtiyacınıza en uygun kombinasyonu yapması mümkün görünüyor.
Verdiğim örnek ve tüm bu anlattıklarımla ilgil olarak hala şüpheniz varsa, acilen Google'ın yeniliklerini resmi olarak duyurduğu sayfasını ziyaret etmenizi öneririm. Şimdilik verdiğim örneğe göre oldukça basit dursa da, örneğin Numrange özelliği sayesinde aradığınız bir kelime için, fiyat aralığı vermeniz mümkün.
Web programlama her geçen gün kabuk değiştiriyor ve gelişiyor. Yıllık izin tarihlerimizi, bütçemizi ve ilgilendiğimiz tatil aktivitelerini belirtelerek kendimize en uygun tatil için arama motorlarına güveneceğimiz günler çok da uzak değil gibi görünüyor
Pek çoğumuzun internetle tanıştığı yıllara dayanan statik web (Web 1.0), katılımlı olarak genişleyen ve bireysel içerikle bizleri tanıştıran günümüz Web çağı (Web 2.0) ve bundan sonraki adımda bizim yerimize karar vermesi beklenen yapay zekanın tam ortasında yer alacağı web çağı (web 3.0) ile ilgili, güzel bir sunumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Sunumu izlemek için hemen altta yer alan sunumu göster bağlantısına tıklamanız yeterli.
Arama motoru optimizasyonu nedir?
Peki Google'la neler değişti? Bu neden bir web devrimi?
Google'dan önce (G.Ö.) arama motorları web sitelerine ait bilgileri kayıt altına alırken, site tarafından deklare edilen (gerek meta tagleriyle gerekse de sayfa başlıklarıyla) bilgileri kayıt altına alırlardı. Böylece bir sayfanın yanıltıcı biçimde arama sonuçlarında üst sıralarda yer alması mümkündü. Arama motorları web sitelerinin içeriklerini bir algoritma ile incelemezlerdi. Yani sözün kısası, kendileri akıl yürüterek o web sitesinin, hangi anahtar sözcüklerle ilgili olduğunu belirlemeye çalışmazlar, sadece sitenin deklare ettiği anahtar kelimeleri kayıt altına alırlardı.
Şimdi bununla ilgili son günlerde gözüme çarpan bir örneği sizlerle paylaşmak istiyorum.
Microsoft tarafından geliştirilen arama motoru live search'de "Ahmet" kelimesini arattığımızda karşımıza gelen ilk sonuç maalesef hiç bir şekilde alaka kuramadığımız ve verilen bağlantıda herhangi bir biçimde aradığımız bilgiye ulaşamadığımız Mynet sayfası. Ancak aynı aramayı google ile yaptığımızdaysa bizi daha çok tatmin eden Ahmet Kaya sonucunu ilk sırada görüyoruz. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ancak bu yazının yazıldığı tarihte ilk aklıma gelen örnek bu.
Google'ın temelinde yatan mantık ise bambaşka, bir google bot'u sayfanızı ziyaret ettiğinde sayfanızda yer alan tüm bağlantıları, başka sitelerden sizin sitenize verilen bağlantıları ve bağlantı sağlayan bu sitelerin kalitelerini göz önüne alır. Ziyaretçilerinizin sizin sitenizde ne kadar süre kaldığı, içeriklerinizin içinde nasıl dolaştığı gibi bilgilerle birlikte, tüm bu veri akışını birleştirir.
İşte tam bu noktada web sayfanızın, arama motorları robotları tarafından en doğru anlaşılacak biçimde kodlanması çok önemli.
Sitenizin anlamsal olarak da kodlanması birden fazla konuda size avantaj sağlar. Bunun içinde şu anda standart olan teknoloji XHMTL ve CSS'dir. XHML ve CSS nedir? Bizim için ne gibi avantajlar sağlar? Bu konulara devam eden yazılarımda değineceğim.

